Tanrı Nasıl Gerçek Olur? –Görünmeyen Ötekilerin Antropolojisi–
Bir tanrıya inanmakla onun gerçekten orada olduğunu hissetmek arasındaki mesafe nasıl kapanır? İnsan, görünmeyen bir varlığın kendisini duyduğuna, ona seslendiğine, hatta hayatına müdahale ettiğine nasıl inanmaya başlar? Dua ne zaman sözcüklerin ötesine geçerek bir karşılaşmaya dönüşür? İnanç, yalnızca zihnin kabul ettiği bir düşünce değilse, görünmeyen bir varlığı gündelik hayatın canlı bir parçası hâline getiren nedir?
Antropolog T. M. Luhrmann, bu kitapta tanrıların ve ruhların insanlar için nasıl canlı bir gerçeklik kazandığını farklı inanç topluluklarından hareketle araştırıyor. Evanjelik Hıristiyanlardan paganlara, Zerdüştlerden Santería uygulayıcılarına ve yeni Ortodoks Yahudi topluluklarına uzanan saha çalışmalarında, ayrıntılı anlatıların, ritüellerin, dua pratiklerinin ve dikkatin eğitilmesinin inanç deneyimindeki rolünü inceliyor. İnsanların iç dünyalarına kulak vermeyi nasıl öğrendiklerini, gündelik deneyimlerini nasıl yorumladıklarını ve görünmeyen varlıklardan gelen işaretleri nasıl tanıdıklarını izliyor. Dua etmenin, hayalgücünü kullanmanın ve görünmeyenle ilişki kurmanın farklı biçimlerini ele alarak, iman ile inanmak arasındaki mesafeyi ve bu mesafenin gündelik pratikler içinde nasıl biçimlendiğini soruşturuyor.
Bir tanrıya inanmakla onun gerçekten orada olduğunu hissetmek arasındaki mesafe nasıl kapanır? İnsan, görünmeyen bir varlığın kendisini duyduğuna, ona seslendiğine, hatta hayatına müdahale ettiğine nasıl inanmaya başlar? Dua ne zaman sözcüklerin ötesine geçerek bir karşılaşmaya dönüşür? İnanç, yalnızca zihnin kabul ettiği bir düşünce değilse, görünmeyen bir varlığı gündelik hayatın canlı bir parçası hâline getiren nedir?
Antropolog T. M. Luhrmann, bu kitapta tanrıların ve ruhların insanlar için nasıl canlı bir gerçeklik kazandığını farklı inanç topluluklarından hareketle araştırıyor. Evanjelik Hıristiyanlardan paganlara, Zerdüştlerden Santería uygulayıcılarına ve yeni Ortodoks Yahudi topluluklarına uzanan saha çalışmalarında, ayrıntılı anlatıların, ritüellerin, dua pratiklerinin ve dikkatin eğitilmesinin inanç deneyimindeki rolünü inceliyor. İnsanların iç dünyalarına kulak vermeyi nasıl öğrendiklerini, gündelik deneyimlerini nasıl yorumladıklarını ve görünmeyen varlıklardan gelen işaretleri nasıl tanıdıklarını izliyor. Dua etmenin, hayalgücünü kullanmanın ve görünmeyenle ilişki kurmanın farklı biçimlerini ele alarak, iman ile inanmak arasındaki mesafeyi ve bu mesafenin gündelik pratikler içinde nasıl biçimlendiğini soruşturuyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 389,90 | 389,90 |
| 2 | 208,60 | 417,19 |
| 3 | 141,66 | 424,99 |
| 5 | 77,98 | 389,90 |
| 6 | 74,73 | 448,39 |
| 9 | 51,99 | 467,88 |
| 12 | 38,99 | 467,88 |